“Bir musibet, bin nasihatten evladır.” Diyen atalarımızın yerden göğe kadar haklı olduğunu iklim değişikliği, sıcakların artması, yağışların azalması sonucu oluşan kuraklık ve Korona Virüs salgını doğruladı.
Böyle olağanüstü durumlarda insanın yaşamını sürdürmesi için besine, temiz suya, temiz tarım toprağına ve temiz havaya gereksinimi vardır…
Sağlıklı besin üretimi için, ormana, ağaca, emeğe, tohuma, kirlenmemiş toprağa sahip olmak gerekir. Besin üretimi, Anadolu’da genellikle köylü tarafından gerçekleştirilir…
Salgın ve iklim krizi, binlerce yıl Anadolu’da kesintisiz tarım üretimi yapan, hayvan yetiştirerek insanı besleyen köylünün değerini anlamamızı ve yaşamın gerçeklerini görmemizi sağladı…
Köy ve köylü hakkında ne biliyoruz? Bildiklerimiz yeterli mi? Bugüne kadar hak ettiği değeri verdik mi? Köylü üretmezse ne hale düşeceğimizi, aç kalacağımızı hiç düşündük mü?
İlk köy nasıl ve hangi zaman diliminde kurulmuş, neler yetiştirmiş, Anadolu’nun kaderinde söz sahibi olmuş mu? Gelin birlikte araştıralım. Araştırmamızı, Antik dönem, Bizans ve sonrası olmak üzere iki bölüme ayırarak yapalım…
Köy, tarım yapılabilecek arazisi olan, kasabadan daha küçük, tarımla uğraşan, hayvan yetiştiren insanların yaşadığı yerleşim birimidir. Burada yaşayan ve tarımla uğraşan özgür insana köylü denir…
Geçmişi tarım devrimine dayanan köy ve köylü, Anadolu insanını besleyip uygarlık kurmasın sağlamıştır…
Uygarlığın ilk örnekleri köylerde görülür. Yaşanan olayları öykülerle, masallarla günümüze kadar aktarmışlardır.
Köy ve köylü, aynı zamanda Anadolu’da kurulmuş devletlerin üretim aracı, vergi ve asker kaynadığıdır…
Köylüyü baş tacı yapan, ona gereken önemi veren devletler varlıklarını uzun süre sürdürmüş, köylüyü horlayan ve ezen devletler tarih sahnesinden silinmiştir. Tarih bunun örnekleriyle doludur.
Anadolu’da ilk köyler, M.Ö.8.000-5.000 yılları aralığında tarım devrimi ile birlikte özellikle su havzaları ve su kaynaklarına yakın, tarıma elverişli yerlerde kurulmuştur. (1)
İlk köylerin kurulması; köy yaşamını, tarım faaliyetlerini, hayvancılığı düzenleyen ilk kuralları da oluşturmaya başlamıştır.
Anadolu’da ilk köy yerleşimi ile ilgili kurallar, ele geçen yazılı kaynaklara göre Hititler tarafından oluşturulmuştur.
Hitit Köylüsünün ekip biçtiği mülkiyeti köye ait bir arazisi vardır. Ferdi mülkiyet yoktur. Köy toprakların bir kısmı, “Aletli adamlar” denen çift hayvanlarına ve koşumlarına sahip kişilere kiralanabiliyordu. Kiracı toprağı işlemenin yanında su kuyusu açma, sulama kanalları yapım işine katılmakla yükümlüydü. (2)
Hitit özgür vatandaşı olan köylü, köye ait araziyi ekip biçmenin yanında, askeri sefere katılmak ve orduya kaynak yaratmakla yükümlüydü. (3) Kurallar işlediği süre Hitit Devleti varlığını sürdürdü…
Hititlerin tarih sahnesinden çekilmesiyle Orta Anadolu’da kurulan Frig devleti Tarım faaliyetlerini koruyucu yasalar oluşturdu. Frigler köylü tarım toplumuydu. Onlara göre, “Ekili araziye zarar vermek, öküz kesmek, saban kırmak en ağır suçlardandı ve cezası ölümdü.” (4)
Anadolu, İ.Ö. 700-334 yıları arasında yabancı ulusların istilasına uğradı. Kentler yakıldı, yıkıldı. Köyler ve köylü bu yıkımdan payına düşeni aldı. Tarım arazileri yağmalandı, sulama sistemi çöktü, ormanlar tahrip edildi, tarım yapılamaz hale geldi. İ.Ö. 334 yılı sonrası Büyük İskender ile birlikte Yunan kültürü hâkim olmaya başladı…
KAYNAK:
1-Ekrem Memiş, Eskiçağ Türkiye Tarihi S. 10
2-J. G. Macqueen, Hititler. S. 82
3-Yüksel Güngör, İlkçağ Anadolu Medeniyetleri. S.130
4-Age. S. 268
BENİM KÖYÜM
Baharda şenlenir bağı, bahçesi
Kokusu başkadır benim köyümün
Unutturur adama gamı, kederi
Havası başkadır benim köyümün
XXX
Akşam olur herkes döner evine
Can kurban inan ki benim köyüme
Gülabi’nin torunları derler bizlere
Özü başkadır benim köyümün
XXX
Yeşil yeşil meşeleri var dağında
Meyve ağaçları çiçek açar bağında
Her çeşit otlar yeşerir toprağında
Yeşili başkadır benim köyümün
XXX
Köyümün kenarından akar çayı
Kıvrım kıvrım dolanır sular tarlayı
Unuttum sanma orda olmayı
Dostluğu başkadır benim köyümün
XXX
Yaz gelince çıkarlar yaylaya
Gurbetçiler hasretle döner sılaya
Benden selam olsun Aziz Ağa’ya
Sevgisi başkadır benim köyümün
İBRAHİM SEVİNDİK
Sevgili arkadaşlar, köyler bizim millî meselemizdir. Hatta tam milli güvenlik meselemiz de diyebilirim. Emperyalizmin amacı köyleri dağıtıp tarımı yok etmektir. Sevgili Kemahlı Şairimiz İbrahim Sevindik bu güzel şiiriyle emperyalizme çok güzel bir cevap yazmış. Özellikle de o son kıtası aynı bir destan gibi insanı çok etkiliyor. Artık herkesin köyüne sahip çıkması lazım. Bu güzel paylaşımınız için çok teşekkürler.
Yaz gelince çıkarlar yaylaya
Gurbetçiler hasretle döner sılaya
Benden selam olsun Aziz Ağa’ya
Sevgisi başkadır benim köyümün
İBRAHİM SEVİNDİK