27 Şubat 2025 günü, ebediyete intikal eden, köy enstitüsü öğretmenlerinden Hüseyin Özçelik’in cenazesinde bulunmak, son görevimi yapmak üzere Yenipazar ilçesi Dereköy mahallesindeydim. Cenazeyi defnettikten sonra Köyün ilkokulunu gördüm, terk edilmişti içim sızladı.
İlköğretim okulları, eski deyimle ilkokullar, taşımalı eğitim gerekçe gösterilerek kapatıldı, binaları kaderine terk edildi. Kalkınmanın köyden başlayacağı, köylünün milletin efendisi olduğu gerçeği unutuldu…
Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, köylü kalkınmazsa ülkenin de kalkınamayacağının bilincindeydi. Bu nedenle köye ve köylüye hak ettiği değeri verdi…
1924 yılında çıkarılan 442 sayılı Köy Kanunu ile her köyde okul açılmasının önü açıldı ve okulu olmayan köylerde ilkokullar, ortaokullar açılmaya başladı. Köy öğretmeni, sadece çocukları eğitip, okutmuyor, köylüyü her konuda aydınlatıyordu…
Atatürk, köylüyü ve ülkeyi kalkındırmak için “Cumhuriyet Köyü” projesi hazırlattı. Cumhuriyet köyü, köylünün her gereksinimine yanıt verecek şekilde detaylı hazırlandı. Cumhuriyet Köyünde neler yoktu ki:
Köyde, “okul, kütüphane, sağlık ocağı, telefon santralı, park, çocuklar için oyun alanı, hamam, cami, spor alanı, otel ve lojmanlar olacaktı. Doktor, veteriner hekim, ebe, ziraat mühendisi, veteriner hekim bulunacaktı.” (1)
Bunların yanında, gençler için spor alanı, gençlik kulübü, kooperatif binası, mandra, mezbaha, değirmen hatta hayvan mezarlığı bile olacaktı. Proje gerçekleştiğinde köylü kente gitmeden her türlü gereksinimini karşılayacak ve üretecekti. (2)
Köylünün kalkınmasını, aydınlanmasını sağlamak ve köy çocuklarını eğitecek öğretmenleri yetiştirmek üzere Köy Enstitüleri açıldı, onların da ömrü çok kısa sürdü. Çünkü kapitalistler ve işbirlikçileri ülkenin kalkınmasını istemiyordu…
Cumhuriyet köyü projesi yaşama geçemedi, engel olundu. İlerleyen yıllarda Başbakan Bülent Ecevit tarafından geliştirilen “Köy-Kent” Projesi yapıldı, ne yazık ki, o proje de gerçekleşmedi.
Köyler neden boşaltılıyor, köy okulları neden kapatılıyor dersiniz? Ülkeyi bitirmek için önce köylüyü bitirmek gerekiyor. Bunun bilincinde olan kapitalistler, köylüyü bitirmenin yollarını aramaya başladı. Sununda buldular. İlk iş olarak, köyler, Büyükşehir Yasası ile mahalleye dönüştürüldü. Köy okulları, sağlık ocakları kapatıldı…
442 Sayılı köy Kanunu, Büyükşehir olan illerde uygulamadan kaldırıldı. Köyler, kentlerin bir mahallesine dönüştü adları bile mahalle oldu. Dereköy, Kızılcaköy, Yılmazköy Mahalleleri gibi. Yasa ile köy isimlerini değiştirip mahalle olarak yazsalar da köyleri yok edemediler…
Yöneticiler, bunları yaparken görmezden geldikleri, gözden kaçırdıkları önemli bir şey var. Bu gerçek, köylü üretmezse kentli aç kalır. Her çeşit tarım ürünü, her istendiği anda ithal edilemez. Aklınızda bulunsun…
KAYNAK:
1-Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal. S. 402
2-Age S. 402