İnsanın yaşamını sürdürmesi, sağlıklı nesiller yetiştirmesi için temiz hava, su ve sağlıklı besin gereksinim duyar. Çarpık sanayileşme, vahşi madencilik, ormanlık alanların turizme açılması, maden için yok edilmesi doğayı kirletti…
Çok değil, otuz yıl öncesine kadar dünyada tarım ürünü üretiminde kendi kendine yeten ilk on ülke arasında bulunan Türkiye Cumhuriyeti, bugün birçok tarım ürünü ithalat etme durumuna getirilmiştir…
Tarım ürünü ithalatçısı olunmasının nedeni, Cumhuriyetle birlikte her alanda başlatılan üretim seferberliğinden vazgeçilip plansız, serbest piyasa ekonomisinin işlediği döneme girildi. Emperyalizmin Türkiye’ye kurduğu tuzak fark edilmedi…
Cumhuriyetin kurulmasından sonra tarım ürünleri ihraç edilerek, gelen dövizle modern sanayi fabrikaları kuruldu. Köylü, çiftçi, kentli refaha ulaştı.
İklim krizi sonucu meydana gelen kuraklık, nehirleri, gölleri ve sulak alanları kuruttu, tarımsal sulamayı etkiledi. Örneğin: Batı Anadolu’nun en büyük nehrinin suladığı havzada susuzluk çekilmeye başlandı. Valilik, bu sezonda barajlardan çitçiye bir kez sulama suyu verileceğine dair kara aldı. (1)
Zor şartlarda üretim yapmaya çalışan köylü, çiftçi ve üretici susuzluk karşısında ne yapacağını, tarlasına ne dikeceğini şaşırmış durumda:
-Pamuk, 3 ya da 4 kez sulanmak ister.
-Mısır (darı), çok su ister, bir hafta sulanmazsa kurur.
-Domates, biber, patlıcan üç günde bir sulanmak zorundadır. Sulanmazsa ürün vermez,
kurur.
-Meyve ağaçları özellikle narenciye su ister. Ama su yok! Üretim sezonunda bir kez su verilmekle ürün alınamaz!
Halkın parasıyla tarımsal sulama ve elektrik üretmek için inşa edilen barajlar özelleştirildi. Tarım göz ardı edildi, barajlarda toplanan su, elektrik üretilerek boşa harcandı. Köylü yeraltı suyuna yüklendi. Yer altı suyu da tükenmek üzere, su iyice derinlere indi…
Tarım devriminin gerçekleştiği, buğday başta olmak üzere tahılların ehlileştirildiği, Anadolu yarımadasında yaşayan çiftçi ve halk bu ürünleri ithal eder hale getirildi. İthal edilen ürünler arasında her türlü meyve, buğday, fasulye, börülce, ayçiçeği, pamuk, saman gibi ürünler yer aldı…
Tahıl ambarı kabul edilen Anadolu, yanlış tarım politikaları ile tahıl ve saman ithalatçısı haline getirildi. Su kaynakları, kirletildi, kurudu, meralar, yaylaklar, yaylalar, ormanlar amacı dışında kullanıldı…
Tarım üretiminde kendi halkını doyuracak kadar üretim yapamayan bir ülke ve ülkede yaşayan insanların geleceği garantide değildir. Çiftçi üretmezse kentli aç kalır…
KAYNAK:
1- https://www.aydinpost.com/aydinda-yuzde-50-sulama-uygulamasi-iptal-edildi
EY MADENCİ
Ey Madenci
Doğayla Uğraşma
Munzur Dağlarını Anla
Kaz Dağlarından Defol
Yeşil Bir Dünya İçin
Munzur Çayı Hep Özgür Aksın
Kaz Dağlarındaki Çiçekler Hiç Solmasın
İBRAHİM SEVİNDİK
BENİM KÖYÜM
Baharda şenlenir bağı, bahçesi
Kokusu başkadır benim köyümün
Unutturur adama gamı, kederi
Havası başkadır benim köyümün
XXX
Akşam olur herkes döner evine
Can kurban inan ki benim köyüme
Gülabi’nin torunları derler bizlere
Özü başkadır benim köyümün
XXX
Yeşil yeşil meşeleri var dağında
Meyve ağaçları çiçek açar bağında
Her çeşit otlar yeşerir toprağında
Yeşili başkadır benim köyümün
XXX
Köyümün kenarından akar çayı
Kıvrım kıvrım dolanır sular tarlayı
Unuttum sanma orda olmayı
Dostluğu başkadır benim köyümün
XXX
Yaz gelince çıkarlar yaylaya
Gurbetçiler hasretle döner sılaya
Benden selam olsun Aziz Ağa’ya
Sevgisi başkadır benim köyümün
İBRAHİM SEVİNDİK