Latmos Dağları Yaşayan Tarihtir…

7 Eylül 2026

Doğa, canlıların sağlıklı yaşaması, soylarının devam etmesi için ekosistemler geliştirir. Bu ekosistemler zararlı maddeleri,  canlıların yaşamını etkilemeyecek şekilde ayrıştırır ve dengeler. İnsan, doğanın dengesini bozmadığı süre ekosistemler zarar görmez, canlılar varlığını sürdürür…

Aydın, Muğla sınırında yer alan Beşparmak (Latmos) Dağları doğanın armağanıdır. İnsan, XX. Yüzyıla kadar doğayı bozmadığı için sorunsuz yaşadı. Bu günlerde doğanın gizlediği maddeler, madenler ve kömür kapitalistler eliyle ortaya çıkarılarak denge bozulmaya başladı…

Latmos Dağlarının barındırdığı canlılar, yetiştirdiği bitkiler, antik yapısı ve mitleri insan ve canlı yaşamı için önemlidir. Önemini herkes öğrensin diye bir kez daha hatırlatarak, talanın durdurulmasına katkı sunmak istiyorum:

Beşparmak dağları, Batı Anadolu’nun oksijen depolarından biridir. Çam fıstığından oluşan yeşil bir denizdir. Dağlarda yetişen fıstık çamının, zeytinin ve incirin getirisi, yeraltındaki sınırlı madenlerle ölçülemeyecek kadar değerlidir. Ağaçlar kökleriyle yeraltı suyu oluşumunu sağlar, yağışların sele dönüşmesini önler, dereleri ile Bafa Gölünü besler.

Hitit fırtına tanrısı Teşup’un zirvesinde oturduğu söylenen Latmos dağları, İ.Ö. 10.000 yılına tarihlenen eşişiz mağara resimlerine sahiptir. Tarih öncesi kalıntılar, mağara ve kayalara çizilen resimler, insanlık tarihine ışık tutar. Doğal doku bozulduğunda resimler ormanlar ve fıstık çamları yok olacaktır…

Latmos Dağları, Mitolojik öykülerden çoban Endymion ile Ay tanrıçası Selene’nin aşklarını gözlerden uzak yaşadığı dağdır. Herakleia antik kenti, dağın eteğinde, Bafa Gölü kenarında kurulmuş bir liman kenti idi…

Bilenlere, bilmeyenlere bir kez daha hatırlatıyorum. Latmos dağının, mitolojik öyküsü, kaya resimleri, barındırdığı Biyolojik çeşitlilik, endemik bitkileri, çok kısa sürede tükenecek. Latmos’un tarihi ve doğası kuvars, feldspat madeninden ve kömürden kat be kat değerlidir…

Latmos Dağında feldspat, kömür, kuvars ile Uranyum madeni de bulunur. Doğa bu madenlerin canlı yaşama olası etkilerini dengeleyen bir ekosistem oluşturmuştur. Üç kuruş para için bu dengeyi yok edilmeye çalışılıyor, insan ve canlı sağlığını tehlikeye atılıyor… 

Bölgeden çıkarılan, Uranyum ve diğer ağır metallerle kirlenmiş kömür, Termik santralda yakacak olarak kullanılır. Yandığında çıkan dumanla birlikte Atmosfere salınan gazlar, yağmurla Sülfirikasite dönüşür, bitkileri yakar…

Unutulmaması gereken husus, yeraltından elde edilen değerler sınırlıdır ve çabuk biter. Yerüstü değerleri sonsuzdur, doğaya iyi baktıkça o da size iyi bakar…

2 Comments Yorumla

Yorumla

Your email address will not be published.