Bir ülkeyi işgal etmek, ulusunu esir almak sadece silah kullanılarak olmaz. Hedef ülkenin kültürünü, ananelerini, atasözlerini, deneyimlerini yozlaştırarak ve unutturarak, yabancı bir kültür dayatılarak da gerçekleşir…
Böyle bir şey olur mu? Dediğinizi duyar gibiyim. Elbette olur. Etrafınıza bir bakın, Türk kültüründeki değişimi hemen fark edeceksiniz. Giyim kuşam, yeme içmede yapılan değişikliği göreceksiniz. Bu kadar olsa iyi birde değişimi haklı gösterecek atasözleri var…
Atasözü, insanın ve ulusların geçmişte yaşadığı deneyimleri gelecek kuşaklara aktaran ders alınması için üretilen dilsel ve kültürel değerdir. Genelde olumlu ve öğreticidir, gelecekte insanın aynı hataya düşmesini önlemeyi amaçlar…
Emperyalizm ilk önce istila edeceği ulusun, geçmişte yaşadığı deneyimleri, gelenekleri, kültürü unutması için uydurma atasözleri üretir. Ürettiği atasözleri ile ulusun geri kalmasını ve sömürge haline gelmesini sağlar…
Türkçe deyimler ve atasözleri arasında; çalışmamayı, başkasının sırtından geçinmeyi, egoizmi anlatan sözde atasözleri var. “Bir dönüm bostan, yan gel Osman.” (1) “Arpalık, maaşı.” “Aslan payı.” “ Nalıncı keseri gibi kendine yontmak.” (2) Gibi…
Günlük yaşantımızda kullandığımız, Türk Kültürünün ürünü zannettiğimiz atasözlerinin ne anlama geldiğini birkaç örnekle hatırlatayım:
“Bal tutan parmağını yalar.” Sözüyle hırsızlık olağan gösterildi.
“Devletin malı deniz, yemeyen domuz.” Sözü ile devlet malını, zimmetine geçirmeyi, hak etmediği halde devletin parasını iç etmeyi öğütledi.
“Küpünü doldurmak.” Para için yasadışı yola başvurmayı, marifet kabul ettirdi.
“Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.” Deyip, doğruları saklayıp, yalan söyleme teşvik edildi.
“Komşuda pişer, bize de düşer.” Diyerek, terlemeden, başkasının sırtından karın doyurmayı.
“Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.” Diyerek, rüşvetçiliği.
“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.” Diyerek zulme sessiz kalmayı, zalime boyun eğmeyi.
“Üzümünü ye bağını sorma.” Diye haram yemek olağan sayıldı,
“Kol kırılır, yen içinde kalır.” Diyerek, suçları örtbas etmeyi öğrendik.
Emperyalizm, hedef aldığı ülkenin yerleşmiş kültürünü yozlaştırarak, o ülkenin birliğini, beraberliğini bozar, kendi kültürünü dayatır. Bu gün bunun en kötü örneklerini yaşamaktayız…
Bazı televizyonlar, Türk kültürünü yozlaştıran, para kazanmayı ve şiddeti özendiren programlar hazırlayıp yayınlayarak, emperyalizmin ekmeğine yağ sürüyor. Halk olarak, kültürümüze, geleneklerimize ve ananelerimize sahip çıkmalıyız…
KAYNAK:
1-Mehmet Genç, Deyimler. S.64
2-Age. S.40-41