Anadolu Çölleşmesi̇n!

19 Haziran 2023

17 Haziran, “Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günüdür.” Bir coğrafyanın çöl olmaması için temiz içilebilir su, akarsu, göl, orman, düzenli yağış ve temiz bir çevre gerekir. Ağaç, su ve ormanın bulunmadığı yerde oluşan erozyonla verimli tarım toprağı aşınır, özelliğini yitirir ve çölleşme olur…

Orman ve sulak alanlar yaşamın devamını sağlayan kimya fabrikasıdır. Orman toprağında gözle görülen ve görülmeyen birçok canlı yaşar. Nüfus artışı, doğayı hor kullanma canlı yaşamı tehdit eder hale geldi. Bu böyle gitmez. İnsan, doğa ile çatışmasına son vermeli, doğayı korumalıdır…

Anadolu geçmişte orman ve su varlığı bakımından oldukça zengindi. 1402 yılındaki Ankara savaşında Timur’un ordusundaki filleri ormanda sakladığı söylenir. Hatta Evliya Çelebi Seyahatnamesinde; “bir sincabın daldan dala atlayarak hiç yere inmeden, Anadolu’nun bir ucundan bir ucuna gittiğini” yazar. (1)

Aradan geçen 600 sene sonunda orman varlığımız, “2000 yılında 21,7 milyon hektara kadar düştü.” (2) Ağaç çeşitliliği açısından çok zengin olan Anadolu ormanları, yeterli ormancılık politikasının geliştirilememesi yüzünden tür ve alan olarak gerilemiştir. Yeterli bilimsel araştırma yapılmadığı için su rejiminin garantisi olan orman varlığı yok edilmiş, geçmişte su zengini olan Anadolu ne yazık ki, su fakiri, ülkeler arasında girmiştir…

Ormanların yağmalanması, Cumhuriyet döneminde de devam etmiş, orman alanlarının daralması, sulak alanların bilinçsizce kurutulması sonucu göller, dereler, nehirler tamamen yok olmuştur. Kalan nehirler ise tarımsal sulamada bile kullanılamayacak derecede kirlenmiştir…

Halen ülkemiz ormanlarının %17,2 sini karşılayan 1.830.740 Hektar orman alanına sahip olan Ege bölgesinin (3) yeraltı suları da kirlenmeye başlamıştır. Yeraltı sularının kirlenmesine en büyük etken, jeotermal sondajlar sırasında yeraltı sularına karışan “jeotermal akışkan” içinde bulunan Arsenik ve diğer ağır metallerdir…

Su hayattır. Canlılar ve bitkiler susuz yaşayamaz. Su olmazsa orman, orman olmazsa su olmaz. Bu bir paradoks değildir. Su ormana, orman da temiz suya ihtiyaç duyar. Sulak alanlar ve kar; yeraltı sularını besleyen, kurumasını önleyen iki önemli etmendir. Sulak alanları tarla açmak, sıtmadan korunmak ve benzeri gerekçelerle yok ettik! Kar, iklim değişikliği nedeniyle eskisi kadar yağmaz oldu hatta bazı bölgelerde ne yazık ki kar görülmez hale geldi…

Birde Büyük Menderes ve Gediz Nehri havzalarında doğaya salınan jeotermal akışkan, diğer bölgelerde kömür çıkarma ve maden aramaları ile yeraltı sularını kirlettik, kirletmeye devam ediliyor…

Dünya’nın iklimi ve yağış sistemi değişmekte, ortalama sıcaklıklar her geçen yıl birkaç derece artmakta. Bilim insanları bunun böyle olacağını saptamış ve rapor halinde ilgililere sunmuştur. Raporla saptanan iklim değişikliği ve yağış rejimi süreci, 35 yıllık bir dönemi kapsamaktadır. (4) Günümüzde yağışlar genellikle yağmur ve dolu şeklinde ani ve kuvvetli olmakta sel baskınlarına ve heyelana neden olmaktadır…

Gelişmiş ülkeler çareyi daha çok ormana sahip olmakta görmüşler, ağaç dikimine önem vermişler. Ülkemizde İstanbul kuzey ormanları yok edilerek yerine “Kanal İstanbul ve İstanbul Hava Limanı” yapılırken, İngiltere, Britanya adasının ortasında büyük bir orman kurmaktadır. (5)

KAYNAK:

1-http://www.tipeez.com/ch/main/news/link/6310/evliya-celebi.aspx

2-Yücel Çağlar, Hukuksal Kıskaçtaki Ormanlar ve Ormancılık. S.39

3-Age. S. 48 DSİ Germencik Artezyen kuyularında yapılan araştırma sonuç raporu.

4-Nüzhet Dalfes, İklim Senaryoları Makale. Bilim Teknik Dergisi 496. Sayı.   

 5-https://www.yesilist.com/bu-da-ingilterenin-cilgin-projesi-adanin-bir-ucundan-diger-ucuna-50-milyon-agac-dikilmesi-planlan

Yorumla

Your email address will not be published.