6 Ağustos 2019 Resmi gazetede yayınlanan kararla Aydın genelinde jeotermal kaynak kullanılarak 64’ü JES olmak üzere 110 tesis yapılması için ihale açıldı. Kent genelinde kurulu 35 jeotermal santralın doğaya ve Büyük Menderes Nehrine verdiği zarar tamamen giderilmeden Aydın tarımı bitsin diye mi yeni alanlar ihaleye çıkarıldı anlayamadım?
Çevrecilerin, belediyelerin, bilim insanlarının, çiftçilerin ve köylülerin itirazlarına, mahkeme kararlarına rağmen yeni jeotermal santrallar kurulması için tekrar tekrar ÇED olumlu ya da ÇED gerekli değildir kararı veriliyor.
Jeotermal santralların doğaya verdiği zararların giderilmesi için çalışma yapılmadan yeni santralların ve jeotermal tesislerin kurulması Aydın’ın doğasını ve tarımını tamamen yok etme çabası olarak değerlendirilmelidir. Bunun mantıklı başka bir açıklaması yoktur.
Yılda üç çeşit ürün elde edilebilen toprak ve iklim yapısına sahip Aydın’ın verimli topraklarında seralarda topraksız tarım yapılacağı, muz üretileceği, tarımsal sulamanın jeotermal akışkan soğutularak sağlanacağı gibi hayalî ve bilim dışı projelerle halk yanıltılmaya çalışılıyor…
Önceden kurulmuş 35 santralın verdiği zararların nasıl giderileceğine dair tek kelime edilmezken, yeni açılacak tesislerde Hidrojen sülfür dâhil yoğuşmayan gazların bertaraf edileceği, reenjeksiyonun mutlaka sağlanacağı belirtiliyor…
Aydın halkı, yöre köylüsü yeni Jeotermal santraller kurulmasını, yeni kuyular açılmasını istemiyor. Jeotermal akışkanın yarattığı çevre kirliliğini bilen, gören ve önlem alması gereken sorumlulardan bir yetkili, yeni tesislerin yapılması, yeni Jeotermal kuyularının açılması ile Aydın’da yaklaşık 100 bin dönüm arazide tarım yapılamayacağını söylüyor. Bunları söyleyen yetkili Efeler Ziraat Odası başkanı Sayın Mehmet Kendirlioğlu ’dur.
Kendisiyle yapılan söyleşide “Aydın’da 125 bin üreticimiz Aydın halkıyla beraber tamamı yeni santrallerin yapılmasına hayır diyecektir. Bundan yüzde yüz eminim. Bu sıkıntımızı Valimiz ile de görüştük. Biz bu sahaların seracılıkta kullanılmaya uygun olmadığını bildirdik. Tabi Jeotermal enerjinin seracılıkta avantaj sağlayan bir durum olduğunu biliyoruz. Bunun içinde Aydın ilinde daha uygun yerlerin bulunduğunu aktardık.” Demiş. (1)
Sayın başkanın şunu bilmesini istiyorum. Daha uygun bir arazi bulunsun diyor ya, Aydın’da Jes kurulacak başka bir arazi yok! Neden yok? Sondaj çalışmaları ve santral kurumu nereye yapılırsa yapılsın, hâkim rüzgârların taşıyacağı gazlar, sadece Aydın topraklarını değil, Denizli, İzmir, Muğla ve Uşak illeri topraklarının tamamını etkileyecek ve doğaya zarar verecektir.
Sanayi Ülkesi Almanya’da Atmosfere salınan zararlı gazlar, sanayi tesisi yok denecek kadar az olan Baltık ve İskandinav ülkelerinde asit yağmuruna dönüşmekte, bu ülkelere asit yağmuru olarak düşmekte ve doğaya zarar vermektedir…
Bir bölgede maden işletmesi, jeotermal santral ve benzeri tesisler kurulmadan önce doğaya vereceği zarar, yok edeceği tarımsal değerler ve etkileyeceği nüfus iyice araştırılmalı, bilim insanlarının önerileri dikkate alınmalıdır…
Ben yaptım oldu mantığı ile hareket etmek Aydın’ın doğasını ve tarımını bitirmek demektir…
KAYNAK:
1-2 Ağustos 2019 tarihinde Ziraat Odası Başkanının Manşet gazetesinde yayınlanan ve İHA’ ya verdiği demeç.