10 Kasım Pazar günü, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin, 86. Yılıydı. On Kasım; yas tutma, dövünme, ağlama günü değil, övünme, onur duyma, O’nu anlama ve anma günüdür…
On Kasım, Türk’ler için ayrı bir anlam taşır. On Kasım 1938’de Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikal etti. Kendi deyimiyle “Naçiz vücudu elbet bir gün toprak olacaktı.” Atatürk, Türk Ulusunun kalbinde yaşamaya devam ediyor. O, Tanrı’nın Türk Ulusuna armağanı, yeri asla doldurulamayacak, ender insan ve bir “dâhiydi.”
Mustafa Kemal Atatürk, bütün dünya uluslarının saygı duyduğu ender insanlardan biridir. İngiltere başbakanı Lloyd George: “Yüzyıllar, nadiren bir dâhi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki, o da Türk Milleti’ne nasip oldu.” Sözleriyle değerini anlamış, anlatmıştır…
Mustafa Kemal Atatürk, Türk ulusu ve insanlık için neler yapmıştır? Ne gibi eserler bırakmıştır, birlikte araştıralım:
Esir alınmak istenen Türk Ulusunu uyandırdı. Halkı ile birlikte işgalci düşmanı yendi, özgürlüğünü kazandırdı. Türk Ulusunun uygar ve çağdaş olması için çaba sarf etti. Hayata geçirdiği devrimlerle Dünya ulusları arasında seçkin bir yere gelmesini sağladı…
Hurafelerle uyutulan, kandırılan, cahil bırakılan, yüzyıllardır tebaa (reaya) olarak kabul edilen, hiçbir hakkı tanınmayan, devlet kademelerinde yer alamayan, horlanan Türk insanını, eşit ve özgür vatandaş yaptı, toplumdaki ve sosyal yaşamdaki yerini almasını sağladı…
Eve kapatılan Türk kadınını eşit yurttaş yaptı. Sosyal hayatta yerini almasını sağladı. Harf devrimi yaptı, okullar açtı. Bu sayede Türk kadını okudu, hâkim, avukat, doktor, mühendis, milletvekili, fabrikada işçi oldu…
Her bireyin, gencin okuma yazma öğrenmesi için “Millet Mektepleri” açtı. Pozitif ilimleri ve ileri teknolojileri geliştirecek okullar açtı, yurt dışından öğretmenler getirdi…
Çiftçinin sırtına kambur olan aşar vergisini kaldırdı. Beşeri kanunları kabul edip uyguladı. Medeni Kanun ile toprağının sahibi olamayan köylünün, tapu ile toprak sahibi olmasını sağladı. “Çiftçiyi Milletin Efendisi.” Yaptı…
Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk ulusu için yaptıkları elbette yukarıda saydıklarımla sınırlı değil. Bu günkü modern yaşantımızı, bağımsız ve özgür olmamızı, O’nun yaşama geçirdiği devrimlere borçluyuz…
Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamak, Atatürkçü olmak, O’nun devrimlerine sahip çıkmak, gösterdiği yoldan sapmadan ilerlemekle olur. Bu da en basit ifadeyle O’nu anlamak, çağdaş ve uygar bireyler olmak, hukukun üstünlüğünü tanımak, kurduğu laik Cumhuriyete, Cumhuriyetin kurumlarına sahip çıkmak ve devrimlerini özümsemektir…
Lafla Atatürkçü olunmaz!