İklim Krizi Önlenebilir mi? İklim Krizini Yaratanlar Sorunu Çözemez! Sıfır Karbon Mümkün mü? Başlığını taşıyan yazılarımla sorunun kaynağını bulmaya çalıştım. Bir yazımın sonunda “Doğa, insan olmadan yaşamaya devam eder, insan, doğa olmadan yaşayamaz,” diye bitirdim…
7552 Sayılı İklim Kanunu, 2.7.2025 tarihinde kabul edildi ve resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Kanun iyidir, kötüdür demeden önce bir kuralı hatırlamakta yarar var. En iyi kanun, kötü bir uygulayıcı elinde en kötü kanun olur. En kötü kanun da iyi bir uygulayıcı elinde en iyi kanun olur…
İklim kanunu ne kadar iyi olursa olsun, Mecliste görüşülen Maden Kanunu değişikliği kabul edildiğinde zeytinlik ve ormanlık alanlar talana açılacaktır. Böyle olunca da iklim kanunun caydırıcı bir hükmü kalmayacaktır…
Türkiye Cumhuriyeti, Paris İklim sözleşmesine imza attı ve sözleşme, TBBM tarafından onanarak kabul edildi. Peki, Türkiye üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdi mi? Kocaman bir hayır. Sözleşmenin aksine ormanlar madene, kömüre, turizme kurban edildi…
İklim krizini yaratan, doğayı katleden, ekosistemleri yıkan kapitalistlerin ve rahata alışmış insanların (istisnaları elbette var) iklim krizini çözmek, çözüme yardımcı olma gibi bir iradesinin olmadığını gösterir…
İklim krizini önlemenin yolu, sera gazları ve Co2 salımının azaltılmasının yanında Co2 gazını ayrıştıran, sera gazlarını yok eden ve Oksijen sağlayan ormanların korunması ve yeni orman kurulmasından geçer…
Kapitalistlere göre; “küresel ısınmayı önce yavaşlatmanın, sonra normale döndürmenin yolu, ulusal çevre politikası oluşturularak, devletlerarasında uyum sağlanmasıdır. Uyum sağlandıktan sonra Karbondioksit salım maliyeti, dünya ülkeleri arasında eşit olarak paylaşmaktır.” (1)
Aslında bu çözüm yolu adaletsizdir. Krize sebep olmayan, karbon salımı yapmayan ülkeleri bedel ödemeye mecbur bırakır. Sanayi ürünü üretenler, Co2 salımı yaparak para kazanacak, salım bedelini bütün ülkeler eşit ödeyecek?
Krizin baş sorumlusu kapitalistler, “eğer, fosil yakıtlar üzerinden çevreyi kirletme vergisi alınmaz, atmosfere Karbondioksit salımı önlenmezse iklim değişikliğini yavaşlatmakta başarılı olunamaz. Çevre kirlenmesi ve ısı artışı aynen devam eder.” (2) Algısı yaratıyor. Burada konu edilen vergi, sanayi üreticisinden değil, tüketiciden alınacak vergidir…
Kapitalist ülkeler, yarattıkları iklim krizinin bedelini ödemekten kaçınmaktadır. Yukarıda son iki paragrafta yazdıklarım. Kapitalistlerin, yarattıkları iklim krizini önlemek gibi bir niyetlerinin olmadığını, faturayı gelişmekte olan ülkelere kesmek istediklerini gösterir…
İklim krizini önlemek, sadece yasayla olmaz, bilimle ve eğitimle çözülür. Atmosferi kirletmeyen yeni teknoloji geliştirilmeli, Atmosferi temizleyen ormanlar korunmalı ve yeni ormanlar kurulmalıdır. Yarın çok geç olabilir…
KAYNAK:
1-William Nordhaus, İklim Kumarı. S.284
2-Age. S. 310