İklim krizinin sorumlusu; sanayide, ulaşımda, evlerde kullanılan elektriği üretmek için, fosil yakıtlar ile sera gazlarına dayalı doğayla dost olmayan teknolojidir. Bu teknolojiyi geliştiren, fosil yakıtları kullanmaktan vazgeçmeyen, doğayı para olarak gören gözünü para hırsı bürümüş kapitalistlerdir…
Daha düne kadar bilim insanları ve çevreciler dışında kimsenin umursamadığı iklim değişikliği, krize dönüşüp, tarım üretimini aksatmaya, ormanlara, su kaynaklarına zarar vermeye, can ve mal kaybına neden olmaya başlayınca dikkati çekmeyi başardı…
İklim krizini yaratan ve Atmosfere salımı yapılan “Co2 ve sera gazlarının üçte ikisinden, enerji üreten ve tüketen kesim sorumludur.” (1) İklim krizini önlemek, olanaksız değil ama zordur. Önce elektrik enerjisine olan bağımlılık azaltılmalıdır. “Gündelik yaşamda fosil yakıtları kullanan insan, yaşam tarzını değiştirmeye zorlanmalıdır.” (2)
İklim krizini önlemek için bu güne kadar neler yapıldı?
Sanayi devrimi sonrası hızla kirlenen doğayı, yok edilen sulak alanları, biyolojik çeşitliliği korumak amacıyla 1972 yılında Stockholm Çevre ve İnsan konferansı toplandı, toplantıda UNEP (Birleşmiş Milletler Çevre Örgütü) kuruldu. (3)
Fosil yakıtları sınırlamak, amacıyla 2016 yılında Paris’te “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi” imzalandı. Türkiye, 6.10.2021 tarihinde 7335 sayılı yasa ile Paris Anlaşmasını onayladı. 1972- 2021 yılları arasında çevre ile ilgili birçok sözleşme imzalandı ama iklim krizi önlenemediği gibi artmaya devam etti…
İklim krizini önlemek için, fosil yakıtlar ve sera gazları sınırlandırılmalı ve kullanmaktan hemen vaz geçilmelidir. Atmosfere sera gazı salımı durduğu takdirde doğa kendini yenileyecek, iklim krizi önce yavaşlayacak, sonra sona erecektir. Bu varsayım ne kadar doğru?
XXI. Yüzyıl, insanlığın elektrik enerjisine bağımlı olduğu bir yüzyıl olarak şimdiden tarihe geçti. Öyleyse elektrik üretmek için fosil yakıtlar dışında doğa dostu yeni enerji kaynağı bulunmalıdır. Doğa dostu yeni enerji kaynağı bulunmadığı süre iklim krizi durmayacak ve yavaşlamayacaktır…
Bilim insanları, çevreciler haykırdı, eli kalem tutan, yazdığını yayınlama olanağı bulan yurtseverler bıkmadan yazdı, Dünyanın başına gelecek tehlikeyi anlatmaya çalıştı ama bu güne kadar anlayan olmadı. Fosil yakıtlar kullanılmaya devam ediyor…
Şimdi kendimize şu soruyu sorup, yanıtını bulmak zorundayız. İklim krizinin önüne geçmek bu kadar basitse neden önüne geçilmiyor? Öyle ya fosil yakıtları ve sera gazlarını kullanmaktan vazgeçeriz olur biter. Keşke öyle kolay olsa…
İklim krizini önlemek, ilk önce insan alışkanlıklarının değişmesi, Atmosferi kirletmeyen ve sera etkisi yapmayan yeni enerji kaynakları bulunması. Kapitalist devletlerin buna inanıp daha fazla kirletmekten vaz geçmesi gerekir. Başka dünya yok…
KAYNAK:
1-Jeff Hardy, makale. Gelecek Nasıl Gelecek Bilim Geleceğimiz Hakkında Ne Biliyor. S. 152
2-William Nordhaus, İklim Kumarı. S. 943-Av. Uğur Kalelioğlu, Av. Noyan Özkan, Türkiye’nin Taraf Olduğu Uluslararası Çevre Sözleşmeleri. S.XV
Rahmetli Demirel hayatta olsaydı “ farklı bir enerji kaynağı var da biz mi kullanmıyok ? “ demez miydi ? … Saygı ile…
Başka doğayı kirletmeyen ya da daha az kirleten enerji kaynakları var. Kapitalistler kullanılmasını istemiyor. Selamlar, sevgiler.
İsmail Bey. Aklınıza emeğinize sağlık. Büyük sanayi devleri enerjilerini fosil yakıtlara bağlı olarak yaptı. Güneş, Rüzgar vb. eneji kaynaklarına dayalı üretimlerini değiştirmeleri çok zor geliyor.
Doğaya uyumlu yatırım anlayışı yanında, Karbon yatak alanlarını hızla çoğaltmak gerekiyor. Dsvletler, eğimi %15 ve daha fazla olan alanları, eş yükselti eğrileri göre teraslamalı, seferberlik halinde oksijen üretimini sağlayan Yeşil bitki örtüsünü çoğaltmalıdır. Fosil yakıtlara dayalı, plastik üretimine son vermelidir. Yaşamın temel dayağı toprak, su, ormanlar ve hava madencilik uğruna talan edilmemelidir. Toprakları, planladığınız, su varlıklarının ve ekosistemi yok eden anlayış, Geleceğe tüm canlı yaşamına düşman bir anlayıştır..
Selam, sevgi ve saygıyla.
EY MADENCİ
Ey Madenci
Doğayla Uğraşma
Munzur Dağlarını Anla
Kaz Dağlarından Defol
Yeşil Bir Dünya İçin
Munzur Çayı Hep Özgür Aksın
Kaz Dağlarındaki Çiçekler Hiç Solmasın
İBRAHİM SEVİNDİK
BENİM KÖYÜM
Baharda şenlenir bağı, bahçesi
Kokusu başkadır benim köyümün
Unutturur adama gamı, kederi
Havası başkadır benim köyümün
XXX
Akşam olur herkes döner evine
Can kurban inan ki benim köyüme
Gülabi’nin torunları derler bizlere
Özü başkadır benim köyümün
XXX
Yeşil yeşil meşeleri var dağında
Meyve ağaçları çiçek açar bağında
Her çeşit otlar yeşerir toprağında
Yeşili başkadır benim köyümün
XXX
Köyümün kenarından akar çayı
Kıvrım kıvrım dolanır sular tarlayı
Unuttum sanma orda olmayı
Dostluğu başkadır benim köyümün
XXX
Yaz gelince çıkarlar yaylaya
Gurbetçiler hasretle döner sılaya
Benden selam olsun Aziz Ağa’ya
Sevgisi başkadır benim köyümün
İBRAHİM SEVİNDİK