Kanal İstanbul?

28 Nisan 2025

İnsan,  yaşamak ve soyunu devam ettirmek için doğa ile dost olmak zorundadır. Dost olmak yerine doğaya hükmetmekte ısrar etti. Doğa ile dost yaşasa, dönüştürmeye çalışmasa kirlenme olmaz, iklim krizi oluşmaz, canlı yaşamı sorunsuz devam ederdi…

Ne yazık ki öyle olmadı, insanın para hırsı, egosu, güç kazanma ve hükmetme isteği ağır bastı. Doğayı kendi istediği biçimde dönüştürme çabaları çevre kirliliğine ve iklim krizine neden oldu…

Dönüştürme, doğal dengeyi bozmaya başladı. Doğaya aykırı bazı projeler, projeyi ortaya atanlar tarafından bile çılgın olarak kabul edildi ama ne hikmetse yapımında ısrar edildi. Tarihten ders alınmadı…

Anadolu’da ilk kanal açma girişimi Knidos* halkı tarafından denenmiştir… (1)

Knidoslular, kentlerini ana karadan ayırıp ada haline getirmek için kanal açmaya başladı. Kazıya katılanların vücutlarında yaralar açıldı. Delphoi Kâhinine başvurmaya karar verdiler…

 Kâhin, kendisine danışan Knidos Halkına:

“Kıstak ne kaya ister ne kazılmak

Zeus isteseydi bu kayayı ada yapmaz mıydı?” Yanıtını verdi. (2) Onlar da doğayla inatlaşmayı, kanal açmayı, kentlerini adaya dönüştürmeyi bıraktılar.

Günümüzde kanal açma hevesi İstanbul’da ortaya çıktı. Kanal İstanbul, yeni bir proje değil. Yüksel Önem, 40 yıl önce bu projeyi düşünmüş. Kanal İstanbul’u Süveyş, Panama ve Kiel kanalı ile karşılaştırmış. Onun Kanal İstanbul projesinin gerekçesi, İstanbul Boğazını çift yönlü gemi trafiğinden kurtarmak, boğazı rahatlatmaktı… (3)

Açılacak Kanal İstanbul’un imara açılması, yapılaşmaya izin verilmesi gibi bir düşüncesi yoktu. Aynı proje aradan geçen 40 yıl sonra tekrar gündeme geldi. Bu kez iş ciddiye bindi, projeyi hükümet üstlendi…

Kanal İstanbul’un bilimsel bir proje olmadığını gören bilim insanları, itirazlarını, gerekçeli olarak açıkladılar. Bilim insanlarının uyarıları ve araştırmaları sonunda hazırladıkları raporlar dikkate alınmadı. Onlar, doğayı korumak yerine elde edecekleri rantın peşine düştü…

Montrö Boğazlar Sözleşmesi ise hiç dikkate alınmadı. Bilimsel ve hukuksal temelden yoksun proje, halkın, bilim insanlarının bütün itirazlarına rağmen yaşama geçirilmeye başlandı…

Kanal İstanbul kazılıp, Karadeniz ile birleştiğinde oluşacak doğal yıkım bir yana, İstanbul’un tatlı su kaynağı olan, Büyükçekmece Gölü ve kuzeydeki Sazlıdere Barajındaki su kaynakları, kuzey ormanları tamamen yok olacak…

Bu göllerden, binlerce yıldır yararlanan göçmen ve yerli kuşlar, yaban hayatı ciddi tehdit altına girecek. Deprem riski artacak…

En önemlisi, kanal boyunca imara açılacak tarım alanları yok olacak. Yeni göçlerle kentin nüfusu artacak,  yerleşim alanlarında ve İstanbul’un diğer yerlerinde yaşayan insanlar tamamen susuz kalacak…

Doğayla inatlaşmak, doğayı bilime aykırı olarak dönüştürmeye çalışmak, geri dönülmesi mümkün olmayacak doğal yıkımlara yol açabilir.

KAYNAK:

1-Heredotos, Tarih. S. 95  * Knidos, Muğla İli Datça İlçesinde antik kenttir.

2-Age. S. 95

3-Yüksel Önem, İstanbul Kanalını Düşünüyorum. Makale Bilim Teknik Dergisi 1990 yılı, cilt 23, S. 273

Yorumla

Your email address will not be published.