Kütüphane Türkçe sözlükte: “Kitaplık, kitap satılan dükkân, kitabevi” (1) olarak tanımlanmış, bana göre bu tanımlama eksiktir. Kelime anlamı ve işlev olarak kütüphane: Sanat, eğitim, kültür ve bilim verilerinin yazıldığı kitap ve belgelerin derlenip saklandığı, saklanan belge, bilgi ve kitapların insanlığın kullanımına sunulduğu mekânsal kurum, şeklinde tanımlamak, en doğru tanım olur. Çünkü kütüphane insanlığın hafızasını saklar.
“Demokrasi ve Eğitim Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından 2018 yılında hazırlanan ‘Türk Halkının Kitapla İmtihanı’ isimli rapora göre Türkiye, yüzde 0,1’lik kitap okuma oranıyla Dünya’da 86’ncı sırada yer almaktadır.” (2) Okuma alışkanlığının bu kadar az olduğu Ülkemizde 1964 yılından beri, okuma alışkanlığı kazandırmak için, her yıl Nisan ayının son pazartesi başlayıp bir hafta devam eder. Bu yıl 19-25 Nisan kütüphaneler haftası olarak kutlanacaktır.
Rene Descartes: “İyi seçilmiş kitapları okumak, geçmiş yüzyılların seçkin zekâ sahibi kişileri ile önceden düzenlenmiş bir konuşmaya katılmak gibidir.” Sözleriyle kitabın önemine değinmiştir. 137 Halk Kütüphanesi ve 552 üniversite kütüphanesi bulunan, %0,1’lik kitap okuma oranına sahip Türkiye’de başta öğrenciler olmak üzere halka okuma alışkanlığı kazandırılması amacıyla düzenlenen kütüphane haftası bu güne kadar başarı sağlamış, okuyucu sayısını artırmış mıdır? Pek emin değilim.
Kütüphaneler, insanlığın uygarlaşmasını, aydınlanmasını, ilerlemesini istemeyen barbarlar; değerli bilgilerin düşmanlarının eline geçmesini önlemek isteyen despotlar; pozitif bilimlerin din dışı olduğunu savunan yobaz ve cahillerce her dönemde hedef alınmış, içindeki eserlerle birlikte yakılmış, yıkılmış, yok edilmiş, insanlığın hafızası silinmeye çalışılmıştır…
Kütüphanelerin yakılıp, yıkılması uygarlığın ve kültürün gelişmesini önleyememiş, kısa süreliğine durmasına, yeni buluşların gecikmesine neden olmuştur. İlk kütüphanenin kurulması ve yazılı belgelerin burada saklanması yazının icadı ile M. Ö. Dört bin yıllarında Mezopotamya’da başlamıştır.
Sümerli yazar ve şairlerin, kil tabletler üzerine yazdığı eserler bulunmuş ama kütüphane olarak tanımlanan ayrı bir yapıya şimdilik rastlanılmamıştır. “Nippur kentinde yan yana dizilmiş evlerde on binlerce kil tablet bulunmuştur. Kil tabletlerin bulunduğu evlerin hepsinde kitaplık vardı, arkeologlar, onun için buraya zenginler mahallesi dediler..” (3)
Bilim insanları tarafından Dünya’da en eski ve ünlü kütüphane olarak, Asurlular tarafından İ.Ö. 7. Yüzyılda kurulmuş, Ninova kütüphanesi kabul edilmektedir. “Ninova kenti, kalıntılarını bulan, Paul Emile Botta, kütüphanedeki kil tabletleri ülkesine kaçırmıştır.” (4)
Anadolu’da yazılı tabletlerin saklandığı ilk devlet arşivi, “Boğazköy’de ortaya çıkartılan, M.Ö.1800-2000 arasında yazıldığı saptanan, Hititler’in resmi yazışmalarının saklandığı devlet arşividir.” (5)
Anadolu’nun dört bir köşesinde bulunan birçok antik kentte harabe haline gelmiş, geriye iz bırakmamış mutlaka bir kütüphane vardı. Dünyada kayda geçmiş, bu gün harabeleri bulunan yedi ünlü kütüphane bulunmaktadır. Bunun üç tanesi Anadolu’ da hem de Ege bölgesindedir. Bunlar: Pergamon Kütüphanesi, Efes Celsus Kütüphanesi ve Nysa Kütüphanesidir.
Anadolu’nun ünlü kütüphanelerinde saklanan eserler, Dünyanın dört bir tarafından toplanan devrinin en ünlü eserleridir. Eşsiz eserlerin çoğu, geçmiş yıllarda resmi ya da kaçak kazı yapanlarca yağmalanmış yurt dışına kaçırılmıştır. Bu eserler halen Avrupa müzelerinde sergilenmektedir…
Parşömen kelimesini duymuşsunuzdur. Pergamon krallığı tarafından bulunmuş, Anadolu icadıdır. İskenderiye Kütüphanesi ile giriştiği rekabet nedeniyle eserleri yazacak Papirüs bulunamayınca kitaplar inek ya da keçi derisine yazılmış, buna Parşömen denilmiştir. (6)
Mustafa Kemal Atatürk: “Tarihini bilmeyen bir millet yok olmaya mahkûmdur.” Sözleriyle tarihi okumanın, öğrenmenin çok önemli olduğunu anlatmıştır. Kütüphane haftasının, özellikle gençlere okuma alışkanlığı kazandırarak geçmişlerini, pozitif bilimleri ve doğa yasalarını öğrenmelerini sağlayacağını umuyorum.
Kütüphaneler haftası kutlu olsun.
KAYNAK:
1-Türkçe Sözlük, Dil Derneği S. 1058
2- https://www.milliyet.com.tr/yerel-haberler/istanbul/turkiyede-kitap-okuma-orani-yuzde-0-1-13163845
3-Muazzez İlmiye Çığ, Sümerli Ludingirra. S.11
4-C. W. Ceram, Tanrılar, Mezarlar ve Bilginler. S. 165-166
5-Kader Gün, https://iyikigormusum.com/hitit-arsivleri-anadoludaki-ilk-kutuphane
6- Devrim Erşen, Türkiye’nin Antik Kentleri. S. 80