Nasıl Geri Bırakıldık?

27 Temmuz 2026

Anadolu, insanın uygarlık yarattığı, kültür geliştirdiği, tarım devrimini başlattığı eşsiz bir kara parçasıdır. Ahmet Arif, “Beşikler vermişim Nuh’a,/Salıncaklar, hamaklar,/ Havva Ana’n dünkü çocuk sayılır,/ Anadolu’yum ben,/Tanıyor musun?” (1) Dizeleri Anadolu’nun kültür ve uygarlığının çok eskilere dayandığını anlatır…

Belli bir bölgede yaşayan insanlar arasında etkileşim kaçınılmazdır. Anadolu’da oluşan kültür ve uygarlık, kadim halklarca önceden yaratılan uygarlık ile kültürün sentezinin devamıdır…

Anadolu insanının geliştirdiği kültür, yarattığı uygarlık, oluşturduğu tarım devrimi çok değişik kaynaklardan beslendi, büyüdü, gelişti, dünyaya yayıldı ve günümüze kadar ulaştı. Anadolu insanına düşen görev, yaratılan uygarlığı ve kültürü daha da geliştirip gelecek kuşaklara aktarmaktır…

Anadolu’da yaratılan uygarlığın başlangıcı şimdilik M.Ö. 11.000 yılına kadar geriye gittiği bilimsel olarak kanıtladı. Bu bilgiler, batılıların uygarlığı Yunanlıların yarattığına dair tezini çürüttü. Uygarlığın ve kültürün Anadolu’da doğduğunu kanıtladı…

Eski Anadolu halklarının oluşturduğu kültür, isim ve şekil değiştirerek yaşamaya devam etti. Örneğin: “Frigya Tanrısı Attis, 25 Aralıkta bakire bir anneden Dünya’ya gelmişti. 25 Aralıkta kutlanan Noel Yortusu, kadim Anadolu pagan inançlarının Hristiyanlık dünyasına yansımasıdır… (2)

Anadolu’nun kırsal kesiminde yaşayan insanlar arasında yoğunlaşan ve halen yaşanan kültür etkileşimi; hoşgörü, yurtseverlik, imece, inançlara saygı emperyalist uluslar tarafından tehdit olarak algılanır. Onlar, Anadolu kültürünü yok etmek, istekleri doğrultuda yeni ve yoz bir kültür yaratmaya çalışmaktalar…

Amaçları, Anadolu’nun zenginliklerini tekrar yağmalamaktır. Bu amaçla önce köylerin tüzel kişiliğini kaldırtarak mahalleye dönüşmesini sağladılar. Yöneticiler, sonucunun nereye varacağını fark etmedi

Yetkililer çiftçinin, köylünün haklı taleplerini görmezden geldi. Onların derdine derman olmak yerine, hak aramasına engel oldu. Anayasa ve yasalarca tanınan temel haklarını kullanmasını engelledi…

Egemenliğin ve bağımsızlığın tarım üretimden geçtiğini iyi bilen kapitalistler. Köylü çocuklarının okumasını engellemek için köy enstitülerinden sonra köy okullarını da kapattırdılar.

“Köyünde ilköğretim okulu ve öğretmeni olmayan ülkeler ortaçağı yaşamaya devam eder. Kanun ne derse desin, insana ne kadar çok temel hak tanırsa tanısın ilköğretim derecesinde bilgi sahibi olmayan bir insan, haklarını ve görevinin ne olduğunu bilmez, anlayamaz.” (3) 

Neden geri kaldık, çağdaş yaşamı yaşayamadık şimdi anladınız mı?

KAYNAK:

1-Ahmed Arif, Hasretinden Prangalar Eskittim. S.77

2-İsmail Tokalak, Bizans-Osmanlı Sentezi. S. 63

3-Erdal İnönü, Anılar Ve Düşünceler-1. S. 91

Yorumla

Your email address will not be published.