Yol vardır özgürlüğe, uygarlığa, bağımsızlığa gider. Yol vardır, karanlığa, bilinmezliğe, kötülüğe açılır. Yolcu vardır kendini değil, insanlığı, halkını, adaleti, eşitliği, özgürlüğü, bağımsızlığı düşünür…
16 Mayıs 1919 da İstanbul’dan Bandırma vapuru ile yola çıkan ve 19 Mayısta Samsunda Anadolu topraklarına ayak basan yolcu ile arkadaşları; Anadolu’yu düşman işgalinden kurtarmak, Türk Halkının bağımsızlığını, özgürlüğünü sağlamak amacındaydı…
Birinci Dünya Savaşında yenilen Osmanlı İmparatorluğu işgal altındaydı. Devleti idare edenler halkı, ülkeyi değil kendi canlarını ve mallarını kurtarmanın telaşı içindeydiler. Hiç düşünmeden Sevr anlaşmasını imzaladılar…
Mustafa Kemal Atatürk, arkadaşları, Osmanlı aydınları vatanı nasıl kurtaracaklarını düşünüyordu. Mustafa Kemal, “Milli hâkimiyete dayanan, kayıtsız ve şartsız, bağımsız bir Türk devleti kurmak istiyordu.” (1)
Arkadaşlarıyla tartışıp vardıkları ortak sonuç, Türk Ulusunun kurtuluşa giden yolunun Anadolu’dan başlaması gerektiğiydi. Mustafa Kemal, alınan ortak karar doğrultusunda Anadolu’ya çıktı…
Mustafa Kemal, Samsun’a çıktığında; “Milletin bağımsızlığını ve geleceğini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” (2) Diyerek kurtuluşun yolunun milli iradeye ve hâkimiyete dayandığına işaret ederek, Anadolu’ya ilk adımı attı…
Mustafa Kemal’in kafasındaki düşünce ve çözüm, Anadolu’da halka dayanan, özgür, modern ve tam bağımsız bir Türk Devleti kurmaktı. Bu amacı, müfettişlik yetkisine yazdırdığı, yetkilerinden anlaşılır. (3)
Samsun’a güvendiği ve Vatanın kurtulmasında, Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasında önemli görevler alan 18 arkadaşı ile birlikte geldi. (4) Samsun’a çıkışı Kurtuluş Savaşını başlatan ilk adımdı…
Samsun’a çıkışı özgürlüğe ve bağımsızlığa giden yolun başlangıç noktasıdır. “Yürüyelim arkadaşlar! Sesimizi yer gök inlesin, sert adımlarla her yer inlesin.” Marşının ilk söylendiği Türk, toprağıdır. (5)
Samsun, Türk’ün bağımsızlık ve özgürlük meşalesinin yandığı yerdir. Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919 da yakılan bağımsızlık ve özgürlük meşalesini gelecek kuşaklara taşıması için gençlere armağan etmiştir…
19 Mayıs, 1938 yılından sonra kanunla resmi bayram olarak kabul edilmiştir…
Mustafa Kemal Atatürk, gençliğe olan güvenini, onların ülkeyi ve Cumhuriyet devrimlerini koruyacağına olan inancını hiç kaybetmedi…
Gençliğe olan inanç ve güvenini, gençliğe hitabesinde şöyle dile getirdi. “ Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Muhtaç olduğun kudret, damarlarında asil kanda mevcuttur.” (6) İyi Bayramlar…
KAYNAK:
1-Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal. S. 84
2-M. Tevfik Kızgınkaya, Aklın Yolu Cumhuriyet. S. 63
3-Lord Kinross, Atatürk Bir Milletin Doğuşu. S. 244
4-Age S. 246-247
5-Age. S. 265
6 Mustafa Kemal Atatürk, Gençliğe Hitabe. https://tdk.gov.tr/genel/ataturkun-genclige-
hitabesi/