Fransa Cumhuriyetinin resmi sloganı, 1789 Fransız devrimi ile yaşama geçen; “Özgürlük, Eşitlik ve Kardeşlik,” ilkeleri bütün dünyada kabul görmüş, anayasalarda yer almış, hak arayanlarca slogan haline getirilmiştir…
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Türkçeye “Hürriyet, Müsavat, Uhuvvet” olarak çevrilmiş, İttihat ve Terakki partisinin sloganı haline gelmiştir…
Anadolu’ya yerleşen Türk Halkının özgürlük ve kardeşlik arayışları, Börklüce Mustafa isyanı ile başlamış, onu diğer isyanlar takip etmiştir. Hatta Aydın’ı ele geçiren, geçici bir idare kuran “ Atçalı Kel Mehmet’in Fransız Devriminden etkilenmiş olabileceği, bunun araştırılması gereken bir konu olduğunu ileri süren yazarlar vardır.” (1)
Sıralamanın özgürlükle başlaması, önemli ve dikkat çekicidir. Kişi özgür ve bağımsız olmazsa doğuştan gelen ve anayasa ile tanınan haklarını kullanamaz. Özgürlük: “Herhangi bir kısıtlama, zorlama olmadan düşünme, davranma” (2) olarak açıklanır. Asıl olan, diğer bir kişinin özgürlük alanı ile sınırlı olmasıdır…
Kişinin kullanacağı özgürlükler, Ulusların Anayasalarında ve kanunlarında belirlenir. İnsana tanınan özgürlükler ancak kanunla, kamu yararı, savaş ve olağanüstü hallerde geçici olarak sınırlanabilir. Sınırlama şartları ortadan kalktığı, yaşam normale döndüğünde ortadan kaldırılır…
Eşitlik; özgür bireyin yasa önünde, kamu kaynaklarından ve hizmetlerinden eşit olarak özgürce yararlanması olarak anlaşılmalıdır. Aksi düşünülemez, kölelerde kendi arasında eşittir ama özgür değildirler ve hiçbir yasal hakkını kullanamazlar…
Sözlüklerde eşitlik; “İnsanlar arasında toplumsal ve siyasal haklar bakımından ayrım yapılmaması” (3) olarak tanımlanır. Bu tanım, eşitlik kavramını doğru bir tanımı olarak kabul edilebilir ama eksiktir…
Tanımda geçen eşitlik kavramının içine sağlık, eğitim, seyahat, ifade açıklamak, gösteri yürüyüşünde bulunmak, mülk edinmek gibi haklar da girer. Siyasi ve toplumsal hakları özgürce kullanmanın yanında esas olan yasa ve yargı önünde eşitliktir. Bu kavram, değişik sınıflara ait insanları eşit kılar…
Yasalar; eşit, yansız, adam kayırmadan, adaletli, bir yerlerden emir ve talimat almadan uygulanmalıdır. Yasa, halkın tamamına eşit olarak uygulanmıyorsa orada eşitlikten, özgürlükten, haktan, hukuktan söz edilemez…
Yasanın olmadığı, olsa da uygulanmadığı ya da adamına göre ve bazılarına uygulanmadığı bir ortam, hukukun üstünlüğünün değil, güçlünün hukukunun geçerli olduğunu gösterir. Hukuka güvensizlik toplumda kargaşa yaratır…
Özgürlük ve eşitlik sağlanınca insanlar kardeş olur, doğaya, canlılara saygı duyar, onlarla iyi geçinir bir arada barış içinde yaşar. Onun için, Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik, çağdaş ve uygar toplumların sloganı olmaktan çok, yaşama geçirdiği evrensel değerlerdendir…
KAYNAK:
1-Çağatay Uluçay, Atçalı Kel Mehmet. S. 8
2-Türkçe Sözlük. S.1254
3-Age. S. 526
BENİM KÖYÜM
Baharda şenlenir bağı, bahçesi
Kokusu başkadır benim köyümün
Unutturur adama gamı, kederi
Havası başkadır benim köyümün
XXX
Akşam olur herkes döner evine
Can kurban inan ki benim köyüme
Gülabi’nin torunları derler bizlere
Özü başkadır benim köyümün
XXX
Yeşil yeşil meşeleri var dağında
Meyve ağaçları çiçek açar bağında
Her çeşit otlar yeşerir toprağında
Yeşili başkadır benim köyümün
XXX
Köyümün kenarından akar çayı
Kıvrım kıvrım dolanır sular tarlayı
Unuttum sanma orda olmayı
Dostluğu başkadır benim köyümün
XXX
Yaz gelince çıkarlar yaylaya
Gurbetçiler hasretle döner sılaya
Benden selam olsun Aziz Ağa’ya
Sevgisi başkadır benim köyümün
İBRAHİM SEVİNDİK
Sevgili arkadaşlar, köyler bizim millî meselemizdir. Hatta tam milli güvenlik meselemiz de diyebilirim. Emperyalizmin amacı köyleri dağıtıp tarımı yok etmektir. Sevgili Kemahlı Şairimiz İbrahim Sevindik bu güzel şiiriyle emperyalizme çok güzel bir cevap yazmış. Özellikle de o son kıtası aynı bir destan gibi insanı çok etkiliyor. Artık herkesin köyüne sahip çıkması lazım. Bu güzel paylaşımınız için çok teşekkürler.
Yaz gelince çıkarlar yaylaya
Gurbetçiler hasretle döner sılaya
Benden selam olsun Aziz Ağa’ya
Sevgisi başkadır benim köyümün
İBRAHİM SEVİNDİK