Türk tarımının yeniden canlanması ve ülkenin kendi kendine yetebilmesi için elbette yapılması gerekenler var. Bunların başında da Ekim ayında toplanacak olan tarım şurası. Ancak öyle biz şura topladık, tarımın sorunlarını masaya yatırdık cinsinden bir şura olmamalı bu şura. Tarımın sorunlarına gerçekten çözüm bulunmalı ve geleceğe umutla bakılabilecek önlemler alınmalı.
Elbette Ziraat Odaları, Ziraat Mühendisleri odaları, Tarım İl Müdürlükleri bu konuda şimdiden çalışmalar yapmış ve şurada ele alınması istedikleri konuları kapsamlı bir dosya haline getirmiş ve çözüm önerilerini oluşturmuşlardır.
Onlardan biri de Aydın Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu. Kurulun başında Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirliğioğlu bulunuyor. Sayın Kendirlioğlu’nun Hedef Gazetesi’nde yayımlanan açıklamalarında şura için çalışmalarını büyük ölçüde tamamladıkları ifade ediliyor. Bu açıklamada Kendirlioğlu; “Elektrik, sulama gibi tüm sorunlarımıza ilişkin kapsamlı dosyamızı Tarım ve Orman Şurasında sunacağız. Bu dosyayı geniş kapsamlı olarak ilerleyen günlerde kamuoyuna da duyuracağız” diyor.
Yine Kendirlioğlu; “Aydın’da 16 oda başkanı olarak TZOB Genel Başkanımız Şemsi Bayraktar’a Aydın tarımının sorunları ve özellikle son günlerde pamuktaki gelişmeler ve fiyat düşüşlerinin neden olduğu sıkıntıları sözlü olarak anlattık. Ayrıca yazılı dosya şeklinde de kendisine sunduk. Dosyamızda Aydın tarımındaki sorunları kapsayan 30 madde bulunuyor. Aynı zamanda çözüm önerilerimizi ve beklentilerimizi de söyledik. Tarım ve Orman Bakanlığı’nda geçtiğimiz haftalarda yapılan toplantıda da sadece pamuktaki sorunlar masaya yatırılmıştı. Orada da prim taleplerimizi gündeme getirmiştik. Bunları teyit etme amacıyla TZOB’un da takip etmesi gerektiğini söyleyerek yardım talep ettik. Pamuk hasadına çok az bir zaman kaldı. Takriben 10 gün sonra hızlı bir şekilde pamuk hasadına gireriz. Sadece pamukta değil şu anda tüm tarım ürünlerinde bir belirsizlik var. Desteklerin hiçbir belli değil. Destekleme Tebliği henüz yayınlanmadı” şeklinde açıklamalarda bulunuyor.
Eminim iyi bir çalışma yapmışlar ve kapsamlı bir dosya hazırlamışlardır Tarım Şurası için. Bu noktada belki dosyalarında vardır ama ben yine de burada yazmak isterim; Türk tarımının çıkış noktaları olarak gördüğüm birkaç kalemi.
* Üretimin teşvik edilmesi gerekiyor. Bu anlamda gerekli teşvik önlemleri alınmalı ve ivedilikle üreticinin kullanımına sunulmalıdır. Bu arada teşvikler büyük işletmelerin kullanabileceği biçimde değil, köylü üreticilerin kullanımını sağlayacak biçimde sağlanmalıdır.
* Tarımda sürdürülebilir ve karlılığı yüksek bir üretim ivmesi yakalamak için planlama yapılmalı, köylünün ne ekeceği, ne ekmeyeceği planlanarak köylüye üretim sertifikası verilmelidir.
* Bir an önce dışa bağımlılıktan kurulmak için üreticilerin yabancı tohuma mahkum edilmesini sağlayan yasal zorunluluklar ortadan kaldırılmalı, üretici istediği tohumu istediği gibi ekebilmeli ve devlet desteklerinden yararlanabilmelidir.
* Ata tohumları, yerli tohumlar üreticinin kullanımına sunulmalıdır. Ata tohumlarının kullanımı teşvik edilmeli, ata tohumu kullanan üreticiler ekstra destekle desteklenmelidir.
* Tarımdan hızla uzaklaşan köylünün yeniden tarımsal üretime geri dönüşü sağlanmalı, hatta köyden kente göç tersine bir ivme kazandırılarak kentten köye göçe düştürülmeli, köylünün kendi kendine yetebilir hale getirilmelidir. Bu aynı zamanda istihdamı arttıracak ve her ay yükselen işsizlik rakamlarını da aşağı çekecektir.